Embed

Kel Prensesin Hikayesi

Kel Prensesin Hikayesi

Adım Karam. 1 yaş civarı olduğum söyleniyor. Aslında tam ne zaman doğdum ben de bilmiyorum. Sokakta bir üniversite kampüsüne yakın bir yerde yaşıyordum. Ordaki abiler ablalar besliyordu beni ve arkadaşlarımı. Neden bilmiyorum ama bizi sevenler kadar sevmeyenler de vardı. Birgün birileri yanıma geldi. Ellerinde su gibi bir şey vardı. Ben ne olduğunu bile anlayamadan üstüme döktüler o sıvı şeyi. Canım çok yandı. Öyle ki, çırpınmaya başladım. Çırpındıkça vücudumun heryeri yanmaya başladı. Çok acı çekiyordum. Anlatamam, sanki ateş her yerimdeydi… Kafamda, sırtımda ve kuyruğumda hiç tüy kalmamıştı. Yanmıştım... Yakmışlardı beni...

Sonra birgün üniversiteden bir abi gördü halimi. Beni beslemeye başladı ama ben hem çok küçüktüm hem de çok hastaydım. İnsanlar bana kötülük yapmışlardı ama olsun varsın, ben yine de insanları çok seviyordum. Hepsi kötü değildi çünkü... O gün yine iyi kalpli bir abi yanımdayken telefonuyla birini aradı. Sonra öğrendim, fotoğraflarımı yollamış. Bir kaç saat sonra klinik diye bi yerdeydim. Tepemde veteriner adında melek yüzlü birisi vardı. Yanında bi kız… Heryerimi ilaçlamışlardı. Artık canım eskisi kadar çok yanmıyordu.

Az sonra bir yere gittik o kızla birlikte. Eviymiş orası. Bir oda bir yatak… veeee yiyemiyecegim kadar cok mama. Yedim, içtim uyudum. Her sabah ilaçlarla gelirdi o kız. Ben kıpırdamadan dururdum ilaçlarım sürülene kadar. Sonra mamamı yerdim, uyurdum. Akşam yine ilaçlar… Aylarım hep böyle geçti gitti. Sonra gel zaman git zaman birgün o odanın kapısı açıldı ve bana bakan kız "iyileştin artık evde gezebilirsin kel prenses" dedi.

Kapıdan çıktım, 3 kedi kardeş daha vardi evde. Önce beni pek sevmediler ama sonraları çok iyi anlaştık. Alışmaları biraz zor oldu, çünkü onlardan farklıydım sanırım biraz. Hepsinin pofuduk tüyleri vardi, benimse yoktu. Ama o "kız" bizi hiç ayırmadı. Beni de tıpkı diğer pofuduk tüylüleri sevdigi kadar sevdi.

Sonra birgün bir yolculuga çıktık 3 kardeşim ve artık "annem" olan o kızla. Uçak diye birşeye bindik. Birileri içinde bulunduğum sepeti taşıyordu. Nasıl oldu anlayamadim sepetim kırıldı. Çok korkmuştum koşmaya başladım, kaçtım ve tabii ki iyi bir yere saklandım.

Günlerce annemin ve aneannemin beni bulmasını bekleyerek bir borunun icinde bekledim. 5 gün sonra buldular beni. İlk anneannemi gördüm. Koştum kucağına atladım. Şimdi yine evimdeyim. 8 ay oldu bu eve geleli ve simdi annemle, anneannemle ve kardeşlerimle çok mutluyum..

Bana çirkin diyo çok insan. Ama biliyorum ki annemin prensesiyim ben. Hem de “kel prenses” 

-----------------------------

Karam'a hayat verdiği için Seda Aydoğdu'na milyonlarca kez teşekkür ederiz... İyi ki varsınız.

http://www.evdekedivar.com

@ManyakTosbaa

#BirBlogCahili

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !